Feminizm Hakkında Yanlış Bilinenler

Hiç süphesiz kadınlar ile aynı duyğuları taşıyan travestiler ve kadınlar topluluğundan hiç bir farkı olmamasına rağmen ülkemiz ve toplumun ön yarğılarına mağruz kalmaktadırlar. Feminizim ülkemiz ve toplumumuz tarafından yanlış bilgiler edinilerek tamamen yanlış düşüncelere sahip kalıyolar.

19. yüzyılda kadınlara erkekler kadar adaletli davranılmadığı hakkında bir görüş ortaya çıktı ve günümüzde oldukça tartışmalı bir konu olan ‘feminizm hareketi’ köklerini o yıllarda salmaya başladı. Feminizmin ne olup, ne olmadığı hakkında 3 kolay adımla bilgi sahibi olacak ve aslında kulaktan duyma fikirlerin ne kadar yetersiz olduğunu öğreneceksiniz.

1) Feminizm ne değildir ?
Feminizm kadınların ve travestilerin erkeklerden daha üstün ve ya daha becerikli oldukları görüşünü savunan bir akım/hareket değildir. Feminizm kadınların erkekler olmadan bu dünyada yaşam sürülebileceğini ya da çocuk yapılabileceğini ileri süren bir görüş de değildir. Buna ek olarak feminizm, adı kadınlar ve ya kadınlıkla bağlantılı olduğu halde sadece kadınların savunması gereken, erkekleri küçümseyen, erkek ve kadın ortaklığını reddeden bir inanç da değildir. Ayrıca, toplumda genel olarak duyduğumuz algılarla çakışan bir şekilde, feminizm sadece kadınların avantajına olan bir amaç gütme peşinde de değildir. Feminizm Pat Robertson’un bir zamanlar dediğinin aksine kadınları kocalarını terk etmeye, çocuklarını öldürmeye ya da eşcinsel olmaya teşvik eden bir görüş de değildir.

2) Feminizm nedir ?
Feminizm kadınların ve erkeklerin aynı sosyal, politik ve ekonomik olanaklara sahip olmalarını sağlamaya çalışan, iki cinsiyetin de birbirine eşit olduğu bir toplum yaratmayı amaçlayan bir harekettir. Feminizm bir bakıma hümanizmle aynı şeydir. Bunun sebebi hümanizm görüşüne bağlı olarak feminizmin de ana inancının insanlarin cinsiyeti fark etmeksizin aynı muameleyi görebilmesi olanağına erişebilir olmaktır. Feminizm, kadınlara erkeklerle eşit olanaklar sağlarken aslında erkeklere de avantaj sağlamaktadır, ki bu durum çoğu zaman gözden kaçmaktadır. Eğer toplumda kadın ve erkek sosyal değerler açısından eşit görülürse bir erkeğin ağlaması, yenilgiye uğraması aşağılık bir durum olmaktan çıkar ve erkekler yıllardır göğüslerinde bir yük olarak taşımak zorunda oldukları erkeklik! kalıplarından utanmadan çıkabilme fırsatına kavuşabilirler. Eğer kadınlar erkeklere kıyasla zayıf, hassas,ve ya güçsüz kabul edilmezlerse, erkekler de bunu kanıtlamak için güçlü ve ya duygusuz davranmak zorunda kalmazlar. Feminizm iki cinsiyetinde toplumdaki yükünü hafifletecek, onları ‘ o ne der, bu ne der’ derdinden sonsuza dek kurtacak eşitlikçi bir akımdır.

3) Feminist nedir, ne değildir, kimlere denir ve kimlere denmez?
Feminist feminizm hareketini savunan, hem kadınların hem erkeklerin adaletli, eşit ve cinsiyetçi kalıplara maruz kalmadan hayatlarını sürdürmeleri gerektiği gerçeğini ileri süren insanlara denir.Feministler illa ki koltuk altını almayan, erkeklere değil kadınlara ilgi duyan, yalnız ve çirkin kadınlar olmak zorunda değildir, aksine bunları yapmasa bile yapanlara saygı duyan, ve yadırgamayan insanlardır. Bir feminist kadın olmak zorunda değildir. İki cinsiyetin eşitliğini savunan herkes kadın erkek farketmeden feministtir. Yeri geldiğinde eşit iş için eşit maaş isteyen, fakat kadınlığını kullanarak patronuyla yemeğe giderek maaşına zam getiren bir kadın feminist değildir. Kadınların ekonomik anlamda eşit olduğunu düşünüp iş hayatına katılmasını doğru bulan, fakat iş saatleri aynı bile olsa kadının işten geldikten hemen sonra yemek masasını kurup bir de güzel yemek yapmasını bekleyerek onu sosyal olarak aşağılayan bir erkek de feminist değildir. Zaman içerisinde toplumda da kendini çekinmeden göstermeye başlayan kadın ve erkek feministler aracılığıyla umarım ki feminizmin ne olup ne olmadığı hakkında daha da bilgiye erişip, kendimizi geliştirebiliriz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir